Ana SayfaGenelTitanic Faciasından Son Anda Kurtulan 2 Bingöllü

Titanic Faciasından Son Anda Kurtulan 2 Bingöllü

Titanic, dünyanın ilk lüks transatlantik yolcu gemisi olarak lanse edilmiş ve henüz denize inmeden neredeyse her gün gazete manşetlerini süsleyerek ünlü olmuştu bile. Başlangıçta ne kadar büyük olduğuyla ilgili haberler yapılıyordu. Örneğin uzunluğu 268 metreydi. Dört bacalıydı ve en önemlisi ise tam 11 kattan oluşuyordu. Tüm bunların yanında ağırlığı ise tamı tamına 46 bin tondu. Bu ölçülere daha önce gemicilik tarihinde hiç rastlanmamıştı. Sadece ölçüleri ve büyüklüğü olarak değil içerisinde yer alan yaşam alanları konusunda da benzersizdi. İçinde yüzme havuzları, dans salonları, restoranlar bulunuyordu. Gemi henüz suya indirilmeden biletleri satışa çıkmıştı. Biletler satışa sunulurken iddialı bir slogan kullanılmıştı; “Tanrının bile batıramayacağı gemi.”

Daha önce eşine benzerine rastlanmamış büyüklükte bu transatlantiğin ilk yolcuları olabilmek için pek çok zengin aylar öncesinden biletlerini temin edebilmek için araya adam sokmuştu. Burada asıl önemli olan birinci sınıfta seyahat edebilmekti. Çünkü biletler sınıf sınıf kategorize edilmişti.

Titanic’in ilk yolcularından olan Neshan Krekorian ve David Vartunian, Bingöl’de yaşayan birer Osmanlı vatandaşıydılar. Her ikisinin bileti de birinci sınıf değildi ama bu efsanevi geminin ilk Osmanlı vatandaşı yolcularıydılar. Titanic’te Neshan ve David dışında Osmanlı pasaportu taşıyan 3 yolcu daha bulunuyordu.

Titanic ilk seyahatini Southampton-New York arasında yapacaktı. Birinci sınıf biletleri siyasetçiler, lordlar, kontesler, zengin iş adamları kapışmıştı. Üçüncü sınıf yolculuğun bile ücreti kişi başı bin doları buluyordu. Buna rağmen tüm biletler satılmıştı. Herkes tarihe tanıklık etmek peşindeydi.

Neshan Krekorian, Orsen Sirayanian, Ortin Zakarian, David Vartunian ve Mapriededer Zakarian Bingöl’ün Kiğı ilçesinden henüz 20’li yaşlarının başlarında yola çıkmışlardı. Beşi de Kanada’ya gitmeye çalışıyordu. İlk durakları Marsilya’ydı. Fakat buradan Amerika’ya gidecek gemi bulamıyorlardı. İşte tam da o zaman bir Fransız seyahat şirketinin ilanlarında Titanic’in haberini okumuşlardı. Amerika’ya ulaşabilmek için tek şansları Titanic’ti. Hemen bilet almak istemişler ama yetkililer kendilerine “bilet yok” yanıtı vermişlerdi. Aslında bilet vardı fakat yetkililer rüşvet almadan bilet satmak istemiyordu. Sonunda mecburen 7 sterlinlik (o zamanlar birkaç bin dolar ederindeydi) üçüncü sınıftan biletlerini aldılar.

İlk günler her şey yolundaydı, son derece keyifli bir yolculuk geçiriyorlardı. Yolculuğunda beşinci gününde David Vartunian’ın doğum gününü kutlamaya karar vermişlerdi. Yemekler yenmiş, kağıt oyunları oynanmış, danslar edilmişti. Takvimler 14 Nisan 1912’yi gösteriyordu. Saat gece 11’i vurduğunda hepsi dağılarak kamaralarına gitmişlerdi. Tam yarım saat sonra hepsi büyük bir gürültü nedeniyle yataklarından fırlamışlardı. Neler olup bittiğine bakmak için dışarı çıkmak istediklerinde kapıların kilitli olduğunu gördüler. Sadece birkaç dakika içerisinde gemideki herkes paniğe kapılmıştı. Oysa gemi mürettebatı koridorlarda dolaşarak sakin olmalarını haykırıyorlardı.  

Kapıların kilitli olmasının nedeni üçüncü sınıftaki yolcuların bir ve ikinci sınıf yolcularıyla bir araya gelmesini engellemekti. Bu yüzden otomatik bir kilit sistemi vardı ve o sistem devreye sokulmuştu. David ve Neshan, kendi kamaralarındaki kilidi kırmayı başarmışlar ve kendilerini birinci sınıf yolcuların yer aldığı bölüme atmayı başarmışlardı. İşte o zaman Titanic’in bir buzdağına çarptığını görmüşlerdi.

Bir servet vererek birinci sınıftan bilet alan yolcular gemiden ilk kurtulanlar olmak istiyordu ve onlar için filikalar ardı ardına denize indiriliyordu. David 13 numaralı, Neshan ise 10 numaralı filikaya binmeyi başarmıştı. Aslında filikaya alınmamışlardı neyse ki filikalar denize indirilirken gemiden üzerine atlayarak hayatta kalmayı başarmışlardı. Fakat diğer üç arkadaşları maalesef kapıları açamadıkları için sular altında kalmışlardı.

Aslında ölenlerin büyük bir çoğunluğu boğulmaktan ölmemişti. Deniz suyunun sıcaklığı çok düşüktü. Neredeyse tüm ölümlerin nedeni deniz suyunun sıcaklığının çok düşük olmasıydı. (hipotermiden) Faciadan sadece 705 kişi sağ kurtuldu. Geriye kalan 1517 kişi öldü. En şanslılar birinci sınıf yolcularıydı. 324 kişiden 201 tanesi hayatta kalmayı başarmıştı. 708 kişilik üçüncü sınıf yolcudan ise sadece 181 tanesi kurtulabilmişti.

David ve Neshan hayalini kurdukları Kanada’ya dünya tarihine geçen bu faciaya rağmen ulaşabilmişlerdi. Neshan, Kanada’nın Ontario şehrine yerleşti. Burada General Motors fabrikasında çalıştı. Titanic’ten sonra bir daha hiç gemiye binmedi ve denize girmedi.

Tam olarak ispatlanmasa da gemiye yetişemeyen bir Türk yolcu daha vardı. Dr Besim Ömer Akalın. Akalın, Avrupa gezisi esnasında biletini almış ama kötü hava koşulları nedeniyle Southampton’a ulaşamamıştı.

En popüler