Ana SayfaGenelOkudukça duygulandıracak 5 aşk hikayesi...

Okudukça duygulandıracak 5 aşk hikayesi…

Yıllar süren aşk hikayeleri, bitmeyen acılar ve yarım kalan hikayeler… Tarih sizi bazen gülümsetecek bazen de hüzünlendirecek hikayelerle dolu. İşte onlardan 5 tanesini sizin için derledik.

1. Pablo Picasso ve Marie-Thérèse Walter

Picasso, “Hayattaki en canlandırıcı aşktır” derdi. 1927 yılında caddede yürürken 17 yaşındaki Marie-Thérèse Walter’i gördü. Picasso  “Hanımefendi, çok ilginç bir yüzünüz var. Portrenizi yapmayı isterdim. Ben Picasso’yum.” dedi ve bu konuşmanın bir yasak aşk hikayesine dönüşeceğinden ikisinin de haberi yoktu.

Picasso o sırada Olga Khokhlova ile evliydi. Kendisinden 28 yaş küçük olan Marie -Thérèse Walter‘a ilk görüşte vurulmuştu. Picasso’nun en yüksek değerde satılan bazı eserleri Walter‘dan ilham alınarak yapılmıştı. Bu yasak aşk Walter‘ın bir çocuk sahibi olması ile ortaya çıktı. Picasso, eşinden boşanmadı ve sonrasında Walter ile olan ilişkisini bitirdi. Karısı öldükten sonra başka biri ile evlenen Picasso, Walter ile asla evlenmedi. Bu olaylardan sonra Marie-Thérèse Walter evinde intihar etti.

2. Auguste Rodin ve Camille Claudel

Erenköy Ruh ve Sinir Hastanesi’nde bulunan ” Düşünen Adam ” heykelinin sahibi ünlü Rodin; esin kaynağı, öğrencisi, sevgilisi Camille Claudel. 1864 yılında dünyaya gelen Camille küçüklüğünde bile çamurdan heykeller yapıyordu. 1881’de güzel sanatlar okumak için Paris’e gitti ve orada Alfred Boucher‘ın öğrencisi oldu. Boucher seyahat için İtalya’ya gidince onun yerine Rodin öğrencilerle ilgilendi ve Camille ile tanışmaları bu sayede oldu. Tanıştıklarıda Rodin 42 yaşıdaydı, Camille 19 yaşındaydı ancak Rodin‘in hayatında başka biri vardı Rose Beuret. İkisinden de vazgeçmeyen Rodin, Camille‘in psikolojisini bozuyordu. Camille hamile kalıp bebeğini kaybedince aralarındaki ilişki sona erdi. 1905 yılında Camille’in ruhsal hastalıkları baş göstermeye başladı. 1913 yılında 1943 yılına dek akıl hastanesinde kaldı ve orada vefat etti.

3. Rembrandt ve Hendrickje Stoffels

1606’da Hollanda’da doğan ünlü ressam ışık ve gölgenin yanında renklerle de yaptığı çalışmalarla Amsterdam’ın en popüler ressamı oldu. Rembrant, 1634’te Saskia ile evlendi ve dört çocukları oldu. Üç çocuğunu kaybeden Rembrant, eşinin de vefatıyla oğlu Titus ile başbaşa kaldı.

Rembrandt’ın evinde hizmetçi olarak işe başlayan Hendrickje Stoffels önce ünlü ressamın ilham perisi oldu; ardından da sevgilisi…

Rembrandt ömrünün son yıllarını Hendrickje ile paylaştı. 1654’te Cornelia adını verdikleri bir kızları oldu.

4.Man Ray ve Kiki de Montparnasse

Kiki de Montparnasse yani Montparnasse’lı Kiki 1920’li yılların Paris kültüründe fenomen haline gelmiş bir kadın…

Gerçek ismi Alice Ernestine Prin olan Kiki, pek çok Fransız ressamın modeli, gece klübü şarkıcısı, aktris, yazar ve ressam olarak hayatını sürdürdü.

Genç yaşlarından itibaren nü modellik yapmış, avant-garde akımın sembollerinden biri olmuş bu özgür ve bohem ruh, sanatçı Man Ray‘in de kalbini çaldı.

Man Ray’in Kiki’yle tanışması Belçikalı şair Adon Lacroix‘dan ayrıldığı zamanlara denk geliyor.Fakat Man Ray ve Kiki sevgili olduklarında Ray, teknik olarak hala Lacroix’yla evli.

Tabii Man Ray yıllar sonra, bu defa Lee Miller’a aşık oluyor ve bu defa Kiki’yi terk ediveriyor. Ah bu aşk döngüsü!..

İlişkileri süresince, Montparnasseın Kraliçesi Kiki, Ray’in bir çok eserine model oldu. O pek ünlü Le Violon d’Ingres fotoğrafı gibi…

5. Raphael ve Margherita Luti

Raphael ve Margherita’nın ilişkisi masallarla yarışacak cinsten, romantizm dozu yüksek bir aşk macerası.

1483 doğumlu Raphael, “ressamların prensi”ydi. Daha 17’sinde kariyerinin doruklarına tırmandı ve Leonardo da Vinci’nin mentorluğunda çalıştı.

Aynı zamanda Vatikan’da, Papa II. Julius’un baş mimarıydı. Margherita ise bir köylü kızıydı; babası fırıncıydı.

Sosyal statüsü Raphael’le yarışamayacak düzeydeydi. Raphael ve Margherita sosyal olarak başka dünyaların insanıydılar ama duygusal boyutta kendilerine yeni bir dünya kurdular.

Raphael, Margherita’yı ilk kez evinin önündeki bir çeşmede ayaklarını yıkarken gördü.

İşte o an Margherita’nın karanlık güzelliğinden hayli etkilendi ve kızın peşine düştü.

Aralarında öyle bir ilişki başladı ki sanat tarihçisi Giorgio Vasari’ye göre Raphael, Margherita olmadan resmine de odaklanamıyordu.

Bu sırada Raphael, Maria Bibbiena adında yüksek sosyal statüye sahip bir kadınla nişanlıydı.

Dolayısıyla, Margherita ve Raphael’in ilişkisi ortaya çıkarsa, olay her açıdan skandal olurdu. Bu durumda Raphael, Vatikan’daki işini bile kaybedebilirdi.

Buna rağmen Margherita’yla gizli gizli evlenmiş olabileceğine dair bile dedikodular var.

Resimde gördüğünüz üzere Margherita’nın üçüncü parmağında yer alan yüzük bu dedikoduların en büyük kaynağı.

Raphael 37 yaşında , henüz evlenmemişken hayatını kaybetti. Sanat tarihçisi Giorgio Vasari, Margherita için “Raphael’in ölünceye kadar sevdiği kadın” diyor.

En popüler