Ana SayfaGündemMeğer efsane değilmiş. İşte “İbrahim”

Meğer efsane değilmiş. İşte “İbrahim”

“1961 yılında Türkiye’de nükleer başlıklı füze vardı” desek pek çok kimse inanmaz. Fakat gerçek bu. 1961 yılında Türkiye’de nükleer başlıklı “füzeler” vardı. Üstelik tamı tamına 15 tane. Bu füzeler, Amerika’nın hediyesiydi, geçici olarak Türkiye’ye verilmişti. Amerika, Rusya’ya gözdağı vermek için NATO ülkeleri arasında Türkiye’den başka gönüllü çıkmayınca 15 tanesini İzmir Çiğli’ye yerleştirdi. Füzelere “İbrahim” adı verildi. Füzeler, tam iki yıl boyunca burada ikamet ettikten sonra 1963’te geri götürüldü.

(1 Haziran 1960’ta teknik anlaşmanın imzalanmasıyla yer araştırmaları sonucunda nükleer füzelerin İzmir Çiğli’ye yerleştirilmesi uygun bulundu. 5 fırlatma rampası ve nükleer başlıklarıyla 15 Jüpiter füze yerleştirilecekti. Hedef ise Sovyetler Birliği’nin batısındaki nükleer füze üsleriydi. Füzelerin ilk partisi ve ilk fırlatma rampası Çiğli’de 6 Kasım1961’de faaliyete geçti.)

O dönemde bu tarz füzelere sahip olmanın en büyük sorunu eğitimli personel bulabilmekti. Amerika, tam 2 bin asker ve sivili bu vazife için eğitti. Üstelik bu eğitimler Türkiye’de değil, Amerika’da verildi. Bu personeller Türkiye’nin füzelerin idaresi devralabilmesi için NASA’nın Cape Canaveral’deki üssünde iki ay süren bir eğitimden geçtiler. Üstelik 18 Nisan 1962’de bir de deneme atışı yaptılar. Jüpiter adı verilen füze, Türk personellerin katılımıyla başarıyla fırlatıldı.

Yetiştirilen personeller Türkiye’ye dönüp de füzeler teslim alındığında başka sorunlar meydana gelmeye başladı. Bu sorunların başında köylüler geliyordu. Çevredeki köylüler açıkta konuşlandırılan füzeleri gördükçe merak ediyor, merak ettikçe ne olduğunu soruyor, cevap alamadıkça da akla hayale gelmez yöntemlerle füzelerin korunduğu alanı ihlal ediyorlardı.

Köylülere çeşitli yalanlar söyleniyordu, bunlar arasında en bilineni bunların birer taşınabilir minare olduğuydu. Yaşananlar sorun ve talihsizlikler sadece bununla sınırlı değildi. ABD Senatosu bir araştırma için geldiği Çiğli’de bir füzenin motoruna bir kurşun isabet ettiğini ortaya çıkardı. Bir füzenin de elektrik bataryasının patladığı ve kontrol panelinin bozulduğu anlaşıldı. Neyse ki herhangi bir facia yaşanmamıştı.

Füzelerin her birine Türk bayrağı yapıştırılmıştı. Yabancı basın ABD-Rusya krizine büyük ilgi gösterdiği için Türk bayraklı füzeler de sık sık yabancı ajanslara haber oluyordu. 1962 yılında Amerika ile Rusya nükleer savaşın eşiğine gelmişti. Türk mühendis ve personeli teyakkuz halindeydi. Neyse ki bu kriz Rusya’nın Küba’da yer alan füzelerini çekmesiyle son buldu.

Neden füzelere İbrahim adı verildi?
Füzelere İbrahim adının verilmesinin nedeni aslında çok basitti. Orta menzilli balistik füzenin İngilizce kısaltması IBRM olunca füzelere de “İbrahim” kod adı verildi.

Türkiye’ye yerleştirilen ve İbrahim adı verilen füzelerin etki gücü o döneme göre muazzam bir derecedeydi. Bu füzeler Hiroşima’ya atılan bombanın 100 katı fazla bir yıkıcı güce sahipti.

En popüler