Ana SayfaGenelDaha önce hiç konuşulmamış bir hikaye...

Daha önce hiç konuşulmamış bir hikaye…

Asıl ismi Mehmet Nusret. Savaşın ortasında doğmuş bir çocuk, tarih 20 Aralık 1915.

Savaşın izlerinin taze olduğu zamanlarda çocuktu daha. Kasımpaşa’da çocuk yaşta Kur’an okur herkesi şaşırtır ve ağlatırdı. Annesi ve babası sadece ramazanın başında ve sonunda oruç tutmasına izin verirdi.

Ramazan ayında zikir çekiyordu bazı zamanlar. Bir Galip Amca’sı vardı Mehmet’e çok yardım etti. Sonradan Mehmet Nusret ondan bahsederek “Galip Amca olmasaydı beni okutup yetiştirmeseydi, ben bugünkü ben olamazdım anama ve ona çok şey borçluyum.” diye söz etti.

Zamanla Osmanlı İmparatorluğu yıkılmış, cumhuriyet kurulmuştu. Mehmet Nusret’in amcası Galip, yıllar süren işsizliğin ardından öğretmen olarak atandı. Mehmet Nusret’te bu sayede ilk parasını kazandı. Galip Hoca’nın ilk öğrencisi Mehmet Nusret oldu. Cumhuriyetin kurulması, Mehmet Nusret’in hayatını baştan sona değiştirdi. 1924’te İstanbul’da Kanuni Sultan Süleyman İptidai Mektebine üçüncü sınıftan başladı. Ressam olma hayali vardı. Annesi ise Mehmet Nusret’in deniz subayı olmasını istiyordu. Annesini veremden hayatını kaybetti, annesinin son sözleri ise:

Oğlum yatılı okuyor gozlerim açık gitmeyecek” oldu.

Mehmet Nusret daha sonra Darrüşafaka’ya oradan da Kuleli Askeri Lisesi’ne gitti, deniz subayı olarak çıktı.

Zamanla ” Aziz Nesin ” oldu.

Aziz Nesin’in soyadı hikayesi

Nesin‘in kendi anlatımıyla soyadını alma hikayesi şöyle: “1934 yılında Soyadı kanunu çıktı, her Türk kendine bir soyadı alacaktı. Herkes kendisine soyadını kendisi seçtiği için, insanların bütün gizli aşağılık duyguları ortaya çıktı. Dünyanın en cimrileri ‘Eli açık’, dünyanın en korkakları ‘Yürekli’, dünyanın en tembelleri ‘Çalışkan’ gibi soyadları aldılar. Bir mektup yazılabilecek bir zamanda ancak imzasını atabilen bir öğretmenimiz kendisine ‘Çeviker’ soyadını almıştı. Irkçılığın yayıldığı günler olduğundan, özellikle Türklüğü karışık olanlar ırkçılık anlatan soyadlarını kapışıyorlardı. Her türlü yağmada hep sona kaldığım için, güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. Bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime ‘Nesin’ soyadını aldım. Herkes ‘Nesin?’ diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim.”

Aziz Nesin’in Türk Halkına yazdığı şiir

Aziz Nesin kendi sözleriyle vatan sevgisini şöyle ifade eder:

Elbette en büyük borçluluğu Türkiye halkına duyuyorum. Ödenmesi olanaksız bu borcu ödemeye çalışmak için çırpınıyorum… Ödenemeyen başlıklı şiirimim bir daha okur musun?

Ödenemeyen

Ey benim halkım

Ey benim eli açık gözü kapalım

Yüreği açık dili bağlım

Ey benim en güzelim

Ey benim en çirkinim

Yiyemedin yedirdin

İçemedin içirdin

Giyemedin giydirdin

Okuyamadın okuttun

Kendin üşüdün yağmurda karda

Ama beni korudun

Varından değil yoğundan verdin

Az az değil çoğundan verdin

Ah ne az ne az aldın

Ama ne çok ne çok verdin

En az aldın en çok verdin

Almadan vermek sana özgü

Utanırım aldıklarım demeye

Gücüm yetmez borcum ödemeye

Bende hakkın çoktur halkım

Değil böyle bir Aziz

Bin Azizler olsa yetmez

Aldığını vermeye

Utanırım hakkın helal et demeye

Dünya durdukça durasın halkım” 

En popüler