Ana SayfaGenelBu bilgileri okuduktan sonra Anıtkabir'e tekrar gitmek isteyeceksiniz!

Bu bilgileri okuduktan sonra Anıtkabir’e tekrar gitmek isteyeceksiniz!

Atatürk’ün 1939 yılında vefatının ardından tamamen yerli ve milli bir eser olarak Anıtkabir yapılmıştır. Eserin yapımında Atatürk’ün en yakınlarından olan Afet İnan‘ın belirlediği özellikler esas alınmıştır.

Bu eserin ortaya çıkarılmasında, mimar Emin ONAT, mimar Orhan ARDA, heykeltıraş Hüseyin Özkan ANKA, heykeltıraş Zühtü MÜRÜDOĞLU, heykeltıraş İlhan KOMAN,

heykeltıraş Nusret SUMAN, heykeltıraş Kenan Ali YONTUNÇ, heykeltıraş Hakkı ATAMUTLU,

hattat Emin BARIN, sahne tasarımcısı Tarık LEVENDOĞLU, inşaat mühendisi Sabiha Rıfat GÜRYAMAN,

müze koordinatörü Mehmet ÖZEL, ressam Turan EROL, ressam Aydın ERKMEN gibi pek çok sanatçımız görev almıştır.

Anıtkabir Türkiye tarihinin son kurganı olarak tarihe geçecektir. Bu tarihi derinliği yaratabildiği için Afet İnan‘ın ne kadar büyük bir tarihçi olduğunu görebiliyoruz.

Hiç duymadığınız bilgiler

Anıtkabir Ankara’da bir Frig yerleşimi olan Reşattepe‘ye yapılmıştır. Bugün Anıttepe olarak adlandırılan yer 907 metre yükseliğindedir ve Anıtkabir 905. metreye yapılmıştır. Atatürk’ün 09:05 tarihinde hayata gözlerini yumması ile arasında bir bağ kurabiliriz.

Anıtkabir’in giriş yeri Aslanlı Yol olarak adlandırılır. Bu yol üzerinde asimetrik şekilde yapılmış, aralarında 5 cm olan döşemeler mevcuttur. Bu şekilde ziyaretçinin başı önde yürümesi zorunlu kılınmıştır.

Aslanlı Yol’a çıkmak için 4 metre yükseklikte, 26 basamaktan oluşan merdivenlerle çıkılmaktadır. 26 sayısı, Büyük Taarruz’un tarihi olan 26 Ağustos‘a ithafen yapılmıştır.

26 basamak çıkıldıktan sonra 5 basamak daha gidilmesi gerekir. Bu 5 basamak, 26 Ağustos’tan 5 gün sonra Yunanların bozguna uğratıldığını temsil etmektedir.

Merdivenin yüksekliği 4 metre ve 26 basamaktan oluşuyordu. 26 ile 4 rakamını çarptığımızda 104 elde ediliyor ve Maya takvimine göre 104 bir yüzyılı temsil ediyor.

Aslanlı Yol‘un her iki tarafında 12 tane aslan heykeli bulunmaktadır. Bu aslanlar 24 Oğuz Boyu’nu temsil eder.

Aslanlı Yol bitiminde Tören Meydanı’na ulaşılmaktadır. Tören meydanı, TBMM ve Ankara Kalesi’nin kesiştiği aks üzerindedir.

TBMM Genel kurul binasının Mozoleye uzaklığı 1920 metredir. 1920 aynı zamanda TBMM’nin kuruluş tarihidir.

Mozolenin konumu mükemmel seçilmiştir.  Anıtkabir inşaatının temel atma töreni 1944 yılında yapılmıştır.

Bu nedenle mozolenin büyük sütunlarının yüksekliği 19,44 metre olarak belirlenmiştir.

Atatürk’ün boyu 1.73 metredir. Bu sayıyı 19,44 ile çarptığımızda bize 33 metre yükseklikte olan bayrak direğinin yüksekliğini vermektedir.

Tören alanında mozoleye 42 basamaklı merdivenden çıkılmaktadır.

Atatürk 42 yaşında Cumhuriyeti ilan etmiştir. 42 sayısını bir Maya asrı olan 104 ile çarptığımızda tören meydanındaki 373 kilim desenli alanın ölçüsü olan 4368 sayısını vermektedir.

Bayrak direğinin yükseltisini Atatürk’ün boyunun yüksekliğine böldüğümüzde 19,38 sayısı çıkmaktadır. Bu sayı Atatürk’ün ölüm tarihi olan 1938’i göstermektedir.

Anıtkabir’de Orhun abidelerinin izlerini de görmek mümkündür.

Anıtkabir’in dış cephesinde Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ve Onuncu Yıl Nutku’nun bulunması Orhun yazıtlarından esinlenildiğini göstermektedir.

Şeref salonu yer döşemlerinde, tavan ve iç kolon süslemelerinde çok sayıda ok, yay, yaba,

koçbaşı, koçboynuzu, bukağı, bereket ve kurtağzı motifleri Hun ve Göktürk kurganlarındaki motiflerin aynısıdır.

Mozole kaide planının uzun kenarı 72 metre ve kısa kenarı 52 metredir.

Böylece alanı 3744 metrekare ediyor. 3744 sayısı Maya takviminde 365 ile çarpılarak 1366560 sayısı elde edilmektedir.

Maya takvimine göre bu Güneş kendi yörüngesi etrafında 3744 yılda ya da 1366560 günde dönmektedir.

Şeref salonu ölçüleri 32-60 metre ölçülerindedir. Böylece alanı 1920 metrekare etmektedir.

Yani TBMM’nin kuruluş yılı elde edilmektedir. Anıt dış kolonat sayısı 40, köşe kolonat sayısı 4 ve giriş kolonat sayısı 4’dür.

Bunların toplamı 48 eder. 48’in karesi alınırsa 2304 eder. Bu sayıyı 23-04 şeklinde okursak 23 Nisan’ı buluruz.

Araştırmacı yazar Seyit Ali ERGEÇ ve mimar oğlu Taha Sergen ERGEÇ’in kaleme aldığı Anıtkabir’in Şifresi kitabında Anıtkabirle ilgili burada belirtemediğim onlarca gizemi bulacaksınız.

Akıcı, açık dili ile karmaşık konular bile kolay anlaşılır hale getirilmiştir. Kitapta Anıtkabir’le ilgili ilk defa göreceğiniz görsel bir şölenle karşılaşacaksınız.

Ayrıca sayılar ve semboller çoğu yerde formüle edilerek daha akıcı bir anlatıma kavuşmuştur.

En popüler